Sık Sorulan Sorular

Yoğuşma (Kondensasyon) kazanlarında kullanılan yoğuşma teknolojisi nedir? Yoğuşmalı kazanlar nasıl çalışır?

Fakat ısıtma cihazlarının ürettiği atık gazlarda bu hissedilen enerjinin yanında bir de gizli enerji bulunmaktadır. Bu enerji yanma sonucu ortaya çıkan su buharının içinde gizlidir. Konvensiyonel ısıtma cihazlarında su buharı içinde bulunan enerji, atık gaz ile birlikte kullanılmadan bacadan dışarı atılmaktadır. Yoğuşma tekniğine göre çalışan cihazlarda ısı eşanjörü özellikle çok büyük yüzeyli yapılmakta veya ikinci bir eşanjör atık gaz yolu üzerine konulmaktadır. Bu sayede eşanjörde hissedilen enerjinin alınmasının yanı sıra atık gaz soğutulmaya devam edilerek, sıcaklık yoğuşma noktasına kadar düşürülür. Böylece atık gazın içindeki su buharı yoğuşur ve ortaya çıkan enerjide kalorifer suyuna aktarılmış olur.

Her yakıtın yoğuşma sıcaklığı farklıdır. Isıtmada ülkemizde en çok doğalgaz kullanılmaktadır. Doğalgazın yoğuşma sıcaklığı 58°C  (%10,5 hacimsel karbondioksit oranında) civarıdır. 


Yoğuşmalı kazanlarda ifade edilen %109’a çıkan verim ifadesi nedir? Pratikte mümkün müdür?

İlk söylendiğinde kulağa yanlış bir ifade gibi gelen %109 verim, klasik kazan verimi hesaplama yöntemlerinin sonucudur. Eski sıcak su kazanlarda yakıtın içindeki su kazan içinde tutulmaması gereken zararlı bir bileşikti. Bu sebeple, kazan bacasından atılması hedeflenirdi. Kazan içinde yoğuşma, korozif etkilerinden dolayı sıcak su kazanlarında istenmeyen bir durum olduğundan, hesap yöntemlerinde yoğuşmadan meydana gelen gizli ısı miktarı gözardı edilmiştir. Günümüzde ise kazanları korozif etkilere karşı daha dayanıklı malzemelerden yapabilmekteyiz. Bu sebeple yoğuşmalı kazanlarda, kazan içinde yakıtın yoğuşmasını sağlayıp sisteme ilave ısı verebilmekteyiz. Bu da verim artışı demektir. Fakat, gizli ısıyı dikkate almadığımız verimlilik hesap yöntemlerini halen kullandığımız için, ilave verim artışı kazan verimliliğini %100’ün üzerine taşımaktadır. Bu sebeple %109 verim ifadesi kullanılmaktadır. Eğer gizli ısıyıda dikkate alıp hesap yapmış olsaydık, %109 olan yoğuşmalı kazanımızın verimi %98 olacaktı. Her ne sebeple olursa olsun iki kazan verimi de oldukça yüksek değerlerdir.

Paslanmaz çelik yanma odası

Yoğuşmalı bir kazan için ifade edilen %109 ve benzer verim oranları kazanın en yüksek erişebileceği verimlilik olup, devamlı çalışmada elde edilmesi pratikte pek mümkün değildir. Böyle bir çalışma için kazana giren su sıcaklığının 30 derece olması ve kazanın tam kapasitede değil, %30 brülör modülasyonunda çalışması gerekir ki, böyle bir durum, bahar ayları gibi ısıtma sezonundaki geçiş dönemleri dışında pek mümkün değildir. Bu da pratikte ortalama verim değerinin %109’un daha altında bir değer olacağı sonucunu doğurur. Kazan imalatçıları belli ölçüm yöntemleri ile belirlenmiş standartlar ile ölçülen, ortalama verim değerlerine norm kullanma verimi derler. Bu kazanın sene içindeki gerçek çalışma durumunun simüle edilmesidir. Bu hesap yöntemi verimlilik konusunda daha gerçekçi bir yaklaşımı ifade eder.


Eski ısıtma kazanımızı neden değiştirmeliyiz? 

Sabit sıcaklık işletmesine uygun kazanlar, en yüksek verimliliklerine tam yükte ulaşmaktadırlar. Kazanların ortalama %30 verimle çalıştıkları dikkate alınacak olursa eski sabit sıcaklık kazanlarının senelik ortalama verimliliklerinin düşük olacağı açıktır. 

Buna karşılık, modern düşük sıcaklık ve kondensasyon (yoğuşmalı) kazanlarının verimleri ise farklı bir seyir göstermektedir. Bu kazanlar değişken düşük kazan suyunda işletilmekte böylece sıcaklık binanın anlık gereksinimine göre ayarlanmaktadır. Yüzey ve baca gazı kayıplarının düşük olması nedeniyle verim daha düşük yüklerde artmaya başlamaktadır. Duman gazlarının yoğuşmasından dolayı bu seyir kondensasyon kazanlarında daha kuvvetli bir şekilde izlenmektedir.    Düşük sıcaklık ve kondesasyon kazanlarının enerji tasarruf özelliği nedeniyle ısıtma sistemleri yönetmeliği bu kazanların güçlerinin binanın ısı gereksiniminden daha büyük olarak seçilmesine müsaade etmektedir. Kazan gücünün tespitinde ölçü olarak tabi ki ısı gereksinimi kullanılmalıdır. Bu en azından yatırım giderlerinin minumum seviyede tutulması için şarttır.  

Burada önemli olan bir konu da aşırı boyutlandırmanın yani ısı gereksiniminden daha büyük bir kazan seçilmesinin modern düşük sıcaklık ve kondensasyon kazanlarının enerjiden yüksek bir derecede faydalanma özelliklerini etkilememesidir.  

Bu sebeple eski kazanımızı yeni modern bir düşük sıcaklık veya kondensasyon kazanı ile değiştirmek, kazan verimliğimizi arttıracak ve harcadığımız parayı çok da uzun olmayan bir zaman diliminde geri kazanmamızı sağlayacaktır. Amortisman süresi, yakılan yakıt miktarı ve çalıştırma şartlarına bağlı olarak değişen bir konudur. Yeni alacağınız kazanın bu bilgiler ışığında, binanıza ve prosesinize uygun bir kazan olması da diğer bir önemli husustur. 


Kombili evlerde doğalgaz tasarrufu için nelere dikkat etmeli? 

Doğalgaz tasarrufu yapmak için öncelikli kriter binanın ısı kaybının az olmasıdır. Isı kaybını önlemenin yöntemi ise iyi izolasyondur. Yüksek verimli bir cihaz almak ve önce yalıtım yaptırmak en ideal koşuldur.

Yoğuşmalı cihazları kullanmak konvansiyonel cihazlara göre daha fazla yakıt tasarrufu yapılmasını sağlar. Bu durumda cihazı düşük sıcaklıklarla işletmek cihaz verimini yükseltecektir. 

Diğer önemli bir etken termostat kullanımıdır. Termostat kullanımı yalnızca gereken kadar enerji üretimini sağlar. Oda termostatı kullanımı ayarlanan oda sıcaklığına yaklaşıldığında cihazın kapasitesini kısarak modülasyon yapmasını sağlar bu da cihazın dur-kalk yapma sayısını azaltır ve yakıt tüketimini azaltır.

Dış hava termostatı ile çalışma durumunda ise dış hava sıcaklığına göre cihazın çıkış suyu sıcaklığı termostat tarafından bir eğri vasıtası ile belirlenir ve soğuk havalarda daha yüksek sıcaklıkta su, ılık havalarda ise daha düşük çıkış suyu sıcaklığı üretimi sağlanır. Bu da gereken kadar enerji üretimi demektir.


Yerden ısıtma dışında, daha yüksek sıcaklıkta çalışan sistemlerde yoğuşmalı kazan kullanmak doğrumudur? 

Yoğuşmalı kazanları düşük sıcaklıkta çalışan sistemlerde kullanmak verimliliğini arttıracaktır. Fakat kazanların senelik ortalama %30 yükte çalışacağını düşünürsek yoğuşmalı kazanların kısmi yüklerdeki verimliliğinin yüksek olduğunu dikkate alarak, bu tipte bir kazanın sezonsal verimliliğin normal bir kazan veya kombiye göre daha fazla olacağını bize göstermektedir. Üstelik kazan, yoğuşma sıcaklığının üzerinde çalışsa bile, baca gazı sıcaklığı klasik bir kazana göre daha düşük olacağı için, verimliliği her zaman için daha fazladır. Bu sebeplerden ötürü radyatör ve benzeri yüksek sıcaklıkta çalışma eğilimi gösteren sistemlerde de kondensasyon kazanı kullanmak mantıklıdır.

Doğalgazı ekonomik kullanmak için ısıtma tesisatının nasıl olması gerekir? 

Tesisatın yoğuşmalı kombi kullanımında düşük sıcaklıklarla çalışmaya uygun olması sistem verimini yükseltir. 

Boru çapları ve radyatörler doğru seçilmeli bu sayede ısı transferi en verimli ve kayıpsız şekilde gerçekleşebilir. Bu yapılmazsa her odanın istediği şekilde ısınması sağlanamayabilir. Yani bazı odalar istenenden daha fazla bazıları daha az ısınabilir.

Dış havaya bağlı veya oda sıcaklığına bağlı işletim yapan termostat kullanarak istenen oda sıcaklığına ulaşmak için gereken çıkış suyu sıcaklığı otomatik olarak ayarlanır ve uygun çıkış suyu sıcaklığı ile çalışmak ekonomi sağlar.

Zaman programı yapmak, evde bulunulmadığı zamanlarda belli bir sıcaklıkta ayarda tutmak ekonomi yapılmasını sağlar.

Termostatik radyatör vanası kullanımı başka bir tasarruf yöntemidir. Her oda için sıcaklık kontrolü sağladığı gibi, gerektiği zaman ısıtma suyu debisini kısarak, tesisatın dengelenmesini ve mahalin homojen ısınmasını sağlayacaktır.


Doğalgazda kombi mi merkezi sistemler mi daha karlı? 

Apartmanlarda merkezi sistemler izolasyonlu binalarda ve maliyet paylaşımının doğru yapıldığı durumlarda uygun bir yöntemdir. Her daire istediği sıcaklığa tek bir merkezden ısıtılabilir ve paylaşım adaletli yapılabilir.

Kombi kullanımı özellikle daireler arasında izolasyon bulunmadığında ısı kaçışı artacağından kullanıcılara daha maliyetli bir yöntem olabilir.

Merkezi sistem bazı kazanlarda gerekenden daha fazla enerji üretimi gerçekleşebilir. Burada sistemin modülasyon aralığının geniş olması ve kumanda sisteminin gelişmiş olması önemlidir.

Kullanım suyu açısından daha komforlu olmasa da kombi daha ekonomiktir. Komfor ön planda ise ayrı bir boylerin olduğu ısıtma cihazları  tercih edilmelidir.


Isı Pompası nedir ve nasıl çalışır? Avantajları nelerdir?

Isı pompası, düşük sıcaklıktan aldığı bir kaynaktaki ısıyı daha yüksekteki bir ortama aktaran sistemleridir. Bu çevrim dış bir enerji kaynağı sayesinde gerçekleşir ve yüksek sıcaklıktaki bir ortamdan daha düşük sıcaklıktaki bir ortama gelişen doğal ısı transferinin tersidir. Isı pompası sistemlerinin en önemli özelliği, çevrimim oluşması için harcanan enerjiden daha fazlasını kaynaklar arasında transfer edebilmesidir.

Basit olarak açıklayacak olursak ısı pompası, doğadaki depolanmış olan ısı enerjisini yaşadığımız ortama taşıyan (pompalayan) bir makinadır. Esasında evimizdeki buzdolaplarından çok farklı değildir. Soğutma çevrimi prensibine göre çalışır. Dış ısı kaynağını (toprak,hava,su) soğutur yani içindeki ısıyı alır, daha sonra aldığı ısının sıcaklığını arttırarak istenilen ortamı ısıtır. Isı pompalarının içinde soğutucu gazlar bulunur. Soğutucu gazların düşük basınç altında buharlaşma sıcaklıkları düşüktür, bu sayede dış ortamdan ısı alırlar, yüksek basınçlar altında ise buharlaşma sıcaklıkları yüksektir, bu sayede gazın sıcaklığı artar ve istenilen ortamı ısıtabilirler. Bu arada gazdan suya bir ısı transferi söz konusudur. Yani doğadan alınan ve ortama verilen ısı, dış ortamdan suya (antifiriz) sudan gaza gazdan tekrar suya ve daha sonra ısıtıcılar vasıtası ile ortam havasına transfer edilir. Böylece kışın doğa enerjisi kullanılarak mahal ısıtması yapılmış olur.

Bizim gibi ılıman iklimlenlerde en yaygın olarak kullanılan ısı pompası türü hava kaynaklı olanlardır. Esasında kışın ısıtma yapabilen klima cihazları birer hava kaynaklı ısı pompasıdır. Sadece ısı pompası cihazlarının ısıtma özellikleri daha ön planda olduğu için, kompresör teknolojilerine daha fazla önem verilir. Çünkü kışın soğuk iklimlerde dış ortamdan ısı almak ve içeriye sıcaklığını arttırıp bu ısıyı transfer edebilmek için, emiş ile basma arasında soğutmada kullanılan bir kompresöre göre daha yüksek basınç farklarına ihtiyaç duyulur. Verimliliğe de göz önüne alırsak, günümüz ısı pompalarında yüksek teknoloji ürünü olan inverter tip kompresörlerin kullanılması rastlantı değildir. Cihaz tipi ve kapasitelerine göre farklı markaların cihazlarında kullandığı inverter ve sabit devirli kompresör sayısı farklılık gösterebilir. Hava kaynaklı kurulum ve işletmeye alınması açısından en basit ısı pompası türüdür. Bu yüzden genelde Akdeniz, Ege, Marmara bölgesi gibi ılıman bölgelerde tercih sebebidir. Fakat kış sıcaklıkların oldukça düşük olduğu iç ve doğu bölgelerde, daha fazla toprak kaynaklı ısı pompaları tercih edilmelidir. Çünkü toprağın 15m altındaki derinliklerdeki sıcaklık yıl boyunca sabittir. Fakat toprak kaynaklı ısı pompasının ilk kurulum, sondaj maliyetleri yüksek, proje ve analiz safhası ise daha zorludur. Bunun yanısıra sistem verimlilikleri yüksektir. Yani toprak kaynaklı ısı pompalarında harcanan 1kW enerjiye karşılık ortalama 3-3,5 kW ısı enerjisi elde edilirken, toprak ve su kaynaklı ısı pompalarında bu 6-7 kW’a çıkabilir. Kısacası ısı pompası projelendirmesi yapılırken kullanılacak ısı pompası tipinin seçimi konusunda, iklim şartları, ısıtma ve soğutma ihtiyaçları, çalışma zamanları, ısıtıcı biçimi gibi birçok parametre gözden geçirilmeli ve buna göre bir karar verilmelidir.

Jeotermal enerjinin bulunduğu bölgeler, yüksek sıcak su barındırması açısından özellikle su kaynaklı ısı pompası için avantaj sağlamaktadır. Projelendirme ve uygulama kolaylığı sağladığı için, ilk yatırım maliyetlerini oldukça azaltarak, amortisman sürelerini daha uygulanabilir hale getirir. Aynı zamanda sistem verimliliklerini arttırır. Göl gibi su kaynaklarının bulunduğu alanlar da ısı pompası açısından avantajlıdır. Deniz suları içlerinde tuz oranı ve canlı yaşantısı sebebi ile çok uygun olmasalar da, özel eşanjör ve filtre sistemleri ile kullanılabilir. Yer altı sularının fazla olduğu bölgeler de su kaynaklı çalışma açısından fayda sağlamaktadır.

Günümüzde bizim gibi, enerjisi bağımlısı olan ülkelerin ısıtmada ısı pompası gibi cihazlar kullanma zorunluluğu artmaktadır. Ülkemizde doğal enerji ve güneş oldukça yeterlidir, kullanılması ekonomi ve çevre açısından fayda getirir, teşvik edilmelidir. Bugün bizden çok daha soğuk olan İsveç, Norveç gibi ülkeler şehir ve konut ısıtmasında ısı pompası sistemlerini yaygın olarak kullanmaktadırlar. Kışın buz tutmuş göllerin altındaki 7-8 derece suyun ısıtma amacıyla kullanılması, kuzey ülkelerinde çokça kullanılan bir ısıtma çözümüdür.

Bütün modern ısıtma sistemleri gibi ısı pompası sistemleri de düşük sıcaklıkta ısıtmaya ihtiyaç duyar, yani ikincil (sekonder) devre dediğimiz ısıtma devresi düşük sıcaklıkta çalışmalıdır. Ne kadar düşük sıcakta ısıtma yaparsak, o kadar yüksek verim elde etmiş oluruz. Bunun için ısı pompası sistemleri yerden ısıtma sistemlerine çok uygundur. Yerden ısıtmanın uygulanmadığı durumlarda, düşük sıcaklıkta çalışabilecek şekilde tasarlanmış bir fan-coil sistemi de kullanılabilir. Radyatör ısıtması için uygun değildir.

Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege, Akdeniz, Marmara ve Güney Doğu Anadolu ve Trakya bölgesinde hava, İç ve Doğu Anadolu bölgesinde toprak, Karadeniz bölgesinde su kaynaklı ısı pompalarının tercih edildiği gözükmektedir. Bu ifade kesin bir ifade olmayıp, bir genellemedir. Bölgeden çok, proje bazında değerlendirme yapmak daha doğrudur. Günümüzde yaygın olarak kullanılan VRF sistemleri ve inverter klimalar da havadan havaya ısı pompasıdır. 

Türkiye’de özellikle toprak ve su kaynaklı ısı pompaları işletme maliyeti açısından doğalgaz ve lpg’ ye göre avantajlıdır ve daha ekonomiktir. Hava kaynaklı ısı pompaları da doğalgazın olamadığı yerlerde ve daha ılıman iklim kuşaklarında tercih sebebidir. Isı pompası sistemlerinin çalışması için bacaya ihtiyacı olmaması ve bütün yenilebilir enerji sistemlerinde olduğu gibi yüksek çevre duyarlılığını ifade etmesi de ısı pompasını seçmek için diğer önemli bir sebeplerdir. 


Isı pompası hem ısıtma hem de soğutma için kullanılabilir mi? 

Isı pompasının bir avantajı da ters çalıştırılabilmesi, diğer bir deyişle iç mekândan emdiği ısıyı dış ortama taşıyabilmesi, dolayısıyla evin içini soğutabilmesidir. Yani yazın da evinizi soğutabilirsiniz. Ancak bunun için ev içindeki tesisatın soğuk su taşıyabilecek şekilde tasarlanmış ve izole edilmiş olması gerekir. Zira izole edilmemiş soğuk yüzeylerin üzerinde havanın içindeki rutubet yoğuşur ve bulundukları yerin ıslanmasına sebep olur. Sonuç olarak hem ısıtma hem de soğutma yapılacaksa iç tesisatta sadece radyatör veya yerden ısıtma boruları kullanılamaz. Bunların yerine veya bunların yanı sıra, birlikte de olabilirler, fancoil denen yazın soğutma yaparken yoğuşacak suyu atabilecek bir gider bağlantısı olan hem ısıtma hem de soğutmaya uygun elemanlar kullanılmalıdır. Ve tesisat borularının izolasyonlu olması gerektiğini tekrar hatırlatmakta fayda var.


VRF sistemi nedir ve nasıl çalışır? 

VRF (Variable Refrigerant Flow) İngilizce dilde bir kısaltma olup dilimizde değişken debili soğutucu gaz manasına gelir. Değişken debili soğutucu gazlı merkezi iklimlendirme cihazı anlamında kullanılır.  Sistem bilinen bir iklimlendirme cihazı sisteminin geliştirilerek daha verimli ve  kullanışlı olarak birden çok alanın iklimlendirilmesi amacına ulaşabilmek için  yapılmıştır. Sistem modüler bir dış ünite veya tekil ve buna bağlı olarak bir veya  daha çok iç ünitenin branşmanlar ve bakır boru vasıtasıyla birbirine bağlanması  şeklinde düşünülebilir. Değişken debili olması sebebiyle ihtiyaç olduğu kadar ve  zamanda ve soğutucu akışkan ihtiyaç olan iç üniteye taşınarak ısıtma veya  soğutmada kullanılması sağlanır. Gaz akışının inverter kompresör veya  kompresörlerle iç bölümlere dağıtılması sağlanarak, ortamların sıcaklığının  ayarlanması sağlanır.  VRF sistemleri geniş kullanım  alanlarından dolayı büyük alış veriş merkezlerinde  ve binalarda  tercih edilmektedir.  Küçük bir mağazanın iklimlendirilmesinin  sağlanacağı gibi, tüm alışveriş merkezinin iklimlendirilmesine de olanak  sağlayacak biçimde tasarlanmış sistemlerdir.  VRF sistemler ıstıma amaçlı da kullanılabilir. Isıtmada havadan havaya ısı pompası  mantığı ile çalıştıkları için verimlilikleri de oldukça yüksektir. 0 derecenin altındaki  sıcaklıklarda bile ısıtma yapabilirler. VRF sistemlerde kullanılan inverter  kompresörler ve teknolojileri sebebi ile klasik klima cihazlarına göre daha düşük  sıcaklılarda ve kısa defrost süreleri vardır.


Isıtma için VRF mi yoksa Isı pompası mı?

Her iki sisteminde kendine göre avantajları vardır. Bu sorunun cevabı, projeye, iklim ve doğa koşullarına göre farklılık gösterebilir. Isı pompası sisteminde su dolaşması, yükseklik ve mesafe kısıtlamasının olmaması, bakım ve servis maliyetlerinin düşük olması, projelendirmedeki kolaylık, hava kaynaklı hariç kapasite ve verimlilik değerlerinin dış havaya bağlı değişmemesi ve stabil olması, özellikle bina içindeki sessizlik, iç ünite sayısında kısıtlama ve tipinde kısıtlama olmaması, sistemde soğutucu gaz dolaştırılmaması, iç ünite değişimlerinde ve tamirlerinde sistemi kapama, gaz toplama gibi problemlerin olmaması, yerden ısıtma sistemlerini desteklemesi, bina içinde fanlı bir ısıtıcı üniteye bağımlı olmaması, jeotermal enerji ile uyumluluk ve basit yapısı gibi özellikleri ısı pompası sisteminin VRF sistemine göre üstünlükleridir. Bununla birlikte, pompa, genleşme tankı vb. gibi yan tesisat elamanlarına ihtiyaç duyması, kazan dairesi oluşturma zorunluluğu, boruların geçmesi için yapıda şaft veya benzer alanlara daha fazla ihtiyaç duyması ısı pompası sisteminin dezavantajları olarak sıralanabilir. borulamadaki kolaylık ve özel parçalara çok fazla ihtiyaç duymaması, özellikle bina içinde hızlı montaj yapılabilmesi gibi özellikler de VRF sisteminin ısı pompası sistemine göre diğer bazı üstünlükleridir. Bu karşılaştırma kapsamlı bir çalışma ile detaylandırılabilir. VRF sisteminin de havadan havaya bir ısı pompası gibi çalıştığı, çalışmasının dış hava sıcaklıklarındaki değişimden olumlu ve olumsuz olarak etkilendiği de unutulmamalıdır.